Rabişim

Bizim ilişkimiz sanırım 16 sene önce bir kavak ağacının dalından gelen ses ile başladı.

Bu ses daha sonradan evin ikinci katındaki balkonuna yan evin çatısından atlama veya atlayamayıp çatıya merdiven dayama aktiviteleri ile devam etti.

O zaman oturduğumuz lojmanın sonuna kadar avantajlarını kullanarak evin ikinci katında bulunan bir kanadı kendime yatak ve çalışma odası olarak ayırmıştım. Elbette bu ısrarlı güzellik benimle kalacaktı.

Ben tezimi yazarken o yanımdaki koltukta yatar, canı sıkılıp ilgi istediğinde ise laptop’un üstüne yatardı…

Lojmandan ayrılma zamanımız geldiğinde bu güzellik evde olduğum her saniyeyi benimle geçiren , süper şımarık ama bir o kadar da sevimli bir hatun oluverdi…

Aslında o’ndan çok şey öğrendim ama uygulamaya koyamadım o ayrı…

Mesela , dişi olmayı…

Zavallı erkek kedime tam anlamıyla “ gösterip vermedi” 🤪

Yanında yatar, cilveler yapar oğlum kızı yakalamaya çalışınca ise bir pençe atardı… Yani muhteşem bir dişi olarak oğlumu eritti 😅

Diğer öğretisi sabırdı… Gerçi ben hiç sabırlı değilimdir ( bunun nedeni burcumdan da olabilir ama) 2008 yılında geçirdiğim hastalık zamanında her an yanımda olup bana sabretmeyi öğretti…

Kısaca kızım , Rabişim benim gerçekten de kızım oldu. İleride bir çocuğum olursa kız çocuğu olup aynı Rabişim gibi şımarık, zeki, akıllı olmasını dilerdim.

Kızıma hiç vedayı yakıştıramadım, hiç ayrı kalmayacak gibi hayaller kurdum. Beraber eve çıkacak, o benim sırtımdan dışarıyı izleyecek ve saksağanlara bağıracaktı…

Olmadı, miniği beni 16 yaşında kucağımızda terk etti.

Bir kedi demeyin dostlar, o benim can yoldaşımdı, kızımdı, hayallerim vardı. Ve şimdi hepsini tek başıma yapmaya çalışırken kendimi oldukça yalnız hissettiğim , buruk olduğum doğrudur.

Kızım her neredeysen yeniden bir araya gelene kadar….

Seni dünyalar dünyalar seviyorum

Yorum bırakın